
Karbondioksit ve ozon gibi zararlı gazların atmosferde birikmesi ile yeryüzüne yakın atmosfer tabakalarındaki sıcaklığın artmasıdır. Küresel ısınma iklimlerin, mevsimlerin ve canlı türlerinin yok olmasına sebep olurken kuraklık tehlikesini de beraberinde getirmektedir.
Evlerimizde, işyerlerimizde ve tüm yaşam alanlarımızda aşırı tükettiğimiz enerji kaynakları, zararlı gazların atmosfere salınmasına neden oluyor. Kullandığımız arabadan, evimizdeki elektrikli gereçlere kadar tüm aşırı enerji tüketimimiz, küresel ısınmanın etkisini artırıyor.
Küresel ısınmanın, doğanın dengesini geri dönülemez biçimde bozarak, hayvan türlerinin %40'ının yok olmasının, kitlesel göçlere ve susuzluğa yol açmasının yanı sıra büyük bir ekonomik felaketi de tetiklemesi bekleniyor.
Evlerimizde kullandığımız aydınlatma sistemleri de dahil olmak üzere, kullandığımız her türlü enerji; elde edilmesinden, kullanılmasına kadar geçtiği tüm aşamalarda havaya, suya ve yaşayan canlılara yani tüm ekosisteme yok edilemeyen artıkları nedeniyle zarar verir.
Atmosfere enerji üretimi ve çeşitli insan faaliyetleri nedeniyle hızla yayılan metan, ozon ve kloroflorokarbon gibi gazların, ısı tutma özellikleri nedeniyle meydana gelen küresel ısınma, buzulların erimesi ve okyanusların yükselmesi gibi ciddi sonuçlar doğuracak iklim değişimlerine, mevsimlerin yok olmasına neden olmaktadır.
Türkiye’de aydınlatma için harcanan elektrik, toplam tüketimin yaklaşık %25’ini oluşturmaktadır. Her evde 3 adet normal ampulün enerji tasarruflu ampuller ile değiştirilmesi durumunda ortalama yıllık 3.200 GWh enerji veya 400 milyon YTL tasarruf sağlanabilir. Bu küçücük değişimle bile 88 milyondan fazla ağacın temizleyebileceği miktara eşdeğer CO2 salınımı engellenebilir.
Tek bir 100 watt’lık normal ampul yerine 20 watt’lık enerji tasarruflu Philips ampul kullanarak, ampul ömrü boyunca 125 YTL’nin ** üstünde tasarruf yapmak ve 18 ağacın 1 yılda temizleyeceği miktarda CO2 yayılımını önlemek mümkündür.
**8000 saat enerji tasarruflu ampul ömrü, günlük 3 saat kullanım, 0,1794 YTL/Kw/Sa elektrik fiyatı, ortalama CO2 emisyonu 0,6 kg/ kWh, ürün maliyetleri de dikkate alınarak hesaplanan değerdir.
İki bin yıl boyunca onar yıllık dilimlerin ortalamaları alınarak, farklı yapılandırmalarla saptanmış yüzey sıcaklıkları ölçümlere göre 1860-1900 yılları arasında, denizde ve karadaki küresel sıcaklık her ikisinde de 0.75°C yükseldi. 1979'dan beri kara sıcaklığı deniz sıcaklığının iki katı hızla yükseldi (0.13°C / on yıl karşın 0.25°C / on yıl). Uydudan yapılan sıcaklık ölçümlerine göre alt troposferdeki sıcaklık 1979'dan beri, her on yıllık dilimde, 0.12°C ile 0.22°C arasında yükselmiştir. Sıcaklıkların, 1850'den önceki 1000 ile 2000 yıllık dönemler boyunca, Ortaçağ liman dönem ve Küçük Buz Çağı gibi kısmi dalgalanmalar dışında, nispeten kararlı bir seyir izlediğine inanılmaktadır.
NASA'nın hesaplamalarına göre, güvenilir ölçümlerin yapılabildiği 1800'lerden beri 2005 yılı, 1998'si geçerek en sıcak yıl olmuştur. Dünya Meteoroloji Organizasyonu ve BK İklim Araştırma Birimi'nin hesaplamalarına göre ise 2005, 1998 yılının ardından hala ikinci sıradadır.
İklim sistemi içsel ve dışsal insanı etkiler, güneş hareketleri ve sera gazları da vb. nedenlerden etkilenmektedir. İklimbilimciler (klimatolog) küresel ısınma konusunda hemfikirdirler. Bu değişimin detaylı nedenleri açık bir araştırma alanıdır ama bilimsel çoğunluk, sera gazlarının son zamanlardaki sıcaklık artışının başlıca nedeni olduğunu belirtmektedir.
Atmosferdeki karbondioksit (CO2) ve metan (CH4) oranlarındaki artış dünya yüzeyinin sıcaklığını yükseltmektedir. CO2 oranındaki artış dünyanın yüzeyini ısıtmakta ve kutuplara yakın buzların erimesine yol açmaktadır. Buzlar eridikçe yerlerini kara veya sular almaktadır. Kara ve suların buza oranla daha az yansıtıcı olması güneş ısınımı emilimini artırmakta ve dolayısıyla buzullarda daha fazla erimeye yol açmaktadır.
Türkiye’de havalar 3-3.6 derece ısınacak!
Bilim adamları 2001 yılında sadece 11 Avrupa ülkesinde 80 kişinin seller yüzünden hayatını kaybettiğini belirtirken, sıcak dalgasından geçtiğimiz yıl 20 bin kişinin öldüğüne dikkat çekiyor. Son 5 bin yıldır Avrupa’daki buzulların şu an en alçak durumunda olduğuna da dikkat çeken Avrupalı bilim adamları, bu yaşanan ani iklim değişikliklerinin 600 bin kişiyi etkilediğini ve sadece geçen yıl 18.5 milyar dolarlık zarara yol açtığını kaydetti. Bilim adamlarının çıkardığı haritaya göre; Türkiye’de havalar 3 ila 3.6 derece oranında ısınacak. Özellikle güney bölgelerinde artış daha fazla görünecek.